İnternet dünyasında uzun bir aradan sonra yepyeni bir sayfa açıyorum. Aradan geçen yıllarda hem web dünyası değişti hem de benim kariyer yolculuğum. Bugün bir sistem mühendisi kökenli olarak, son 10 yılımı özel bir şirkette Genel Müdürlük koltuğunda geçirdim.
Dönüp baktığımda fark ediyorum ki; yönettiğim yapılar sunuculardan insanlara ve şirketlere evrilse de yaptığım işin özü hiç değişmedi. Mühendislikte kurduğum optimizasyon mantığını, süreç yönetimini ve kriz senaryolarını, bir şirketi yönetirken ve ekipleri koordine ederken de kullandım. Çünkü iş dünyası da, ekonomi de aslında birer sistem; ve kötü tasarlanmış her sistem gibi, liyakat yerine alışkanlıkla yönetildiğinde bir gün çökme noktasına gelir.
İşte bu karmaşanın, raporların ve gündemin ortasında beni tamamen “resetleyen” tek bir şey var: Garajda bekleyen GS motorum. Selesine oturup kontağı çevirdiğim an sadece yola çıkmıyorum; zihnimdeki tüm gereksiz log dosyalarını siliyor, kendime bir zihinsel geri yükleme yapıyorum.
Bu blog; bir sistem mühendisinin ve yöneticinin gözünden iş dünyasına, yönetim hatalarına ve nefes aldığım motor rotalarına dair analitik bir seyir defteri olacak. Sığ tartışmalardan uzak, sistem analizi tadında yorumlar; kurumsal hayattan süzülen gerçek tecrübeler ve tabii ki rüzgârın kokusu bu sayfalarda yer bulacak.
Hoş geldiniz.




"Çok teşekkürler Ömer Bey, hoş geldiniz! İlk geri yükleme noktasını koyduk, arkası yollardan gelecek. İkinci yazı için rotayı Marmaris'ten Sporad Adaları'na (Alonissos, Skopelos...) çevirdik bile, çok yakında yayında olacak. Keyifli okumalar!"
Heyecanla bekliyoruz yazıları, motor da yakıyor ortalığı maşallah :)