Geçen hafta, yolun ve hayatın virajlarında panikle gidona asılmak yerine onu gevşek bırakmanın, soğukkanlılıkla kendi dengenizi korumanın öneminden bahsetmiştim. Bu pazar, konumuz Hedefe Kilitlenme. Yine o virajların tam ortasındayız ama bu sefer bir çukur var ve en büyük korkumuzla yüzleşiyoruz. Eğitim alsak bile bizi en zayıf yerimizden vurmaya çalışan panik butonuna odaklanmak istiyorum.
Motosiklet kullananlar bu terimi çok iyi bilir. Saatte 90-100 kilometre hızla virajı dönerken yolun ortasında aniden bir mıcır, bir taş veya kaçmanız gereken derin bir çukur gördüyseniz, beyniniz onu büyük bir tehdit olarak algılar. Gözleriniz o taşa kilitlenir. İçinizden “oraya gitme, oraya bakma” dersiniz ama bakışınızı o tehlikeden kurtaramazsınız.Çünkü değişmeyen bir kural vardır: “Motosikletiniz, baktığınız yere gider.” Siz çukurdan kaçmaya çalışırken, gözleriniz çukura kilitlendiği için elleriniz gidonu o çukura doğru kırar. Kendi ellerinizle, kaçmaya çalıştığınız o tehlikenin tam ortasına sürersiniz. İki tekerin ruhuna aykırı sürerseniz kendinizi tehlikenin tam ortasında bulursunuz.
Kurtuluşun tek bir yolu var: Bakışınızı virajın çıkışına, yani gitmek istediğiniz yere çevirmek, “özgürlüğe” çevirmek.
Yine bir pazartesi olacak, kaskı dolaba kaldırmanın zamanı gelecek. Kaskı yerine koyarken kurumsal hayatı düşünüyorum. Sanırım orada da bir “kilitlenme” sendromu yaşıyoruz.
Krizin Kendisine Kilitlenmek: Bütçe açığı çıktığında ya da işler sarpa sardığında liderler ne yapar? Toplantı üstüne toplantı. Raporlar hazırlanır, krizin büyüklüğü konuşulur. Tıpkı virajdaki taşa kilitlenen acemi sürücü gibi, tüm şirket “problemin kendisine” kilitlenir. Çözüme, yani virajın çıkışına odaklanmak yerine sürekli çukura bakıp dururlar; çukura düşmek kaçınılmazdır artık.
Bahane Üretmek: İki teker üstünde yollar hatayı affetmez. Bedelini mutlaka ödetir, bahaneler sizi kurtarmaz. Virajın çıkışını görecek vizyona sahip değilseniz varılacak yer çukurun tam ortası olacaktır.
Yollarda ve kurumsal hayatta dönemediğiniz virajın, çözemediğiniz sorunların sorumluluğunu başkalarına yükleyemezsiniz. Bilişim dünyasının bilinen bir kuralı vardır: “Çöp girerse çöp çıkar.” Girişi hatalı olan bir denklemin sonu hüsrandır.

Yukarıdaki fotoğrafa dikkatli bakın. Birçok devreden, veri yolundan ve parçadan oluşan karmaşık bir işlemci (CPU). İlk bakışta büyüleyici, değil mi? Ancak o karmaşık mimariden içeriye tek bir hatalı veri, bozuk bir sinyal gönderirseniz ne olur biliyor musunuz? Kilitlenir ve sistem çöker.
İster iki teker üstünde olun, ister karmaşık bir organizasyonun başında; tehlikeyi görün, hafife almayın ama asla ona kilitlenmeyin. Gözünüzü her zaman varmak istediğiniz yere, virajın çıkışına çevirin.
Hayat da, motor da sadece ve sadece baktığınız yere gider.
Bu hafta, işinizde veya hayatınızda sürekli gözünüzün takıldığı, sizi yoldan çıkarmaya çalışan o “çukur” hangisi? Bakışınızı oradan koparıp çıkışa çevirmeye hazır mısınız?
Bir sonraki virajda görüşmek üzere…



